Arkadaşlar herkes en sevdği şiirleri nedenleriyle beraber buraya yazsın...!
3 posters
Herkes en etkilendiği şiirleri buraya yazsın...!
bonus_ben- Reklam ve Organizasyon
Mesaj Sayısı : 54
Yaş : 35
Nerden : İSTANBULDAN
Ruhsal Durumum: :
Durumum: :
Katılımı : :
Takımı :
Kayıt tarihi : 09/05/08
gl_bs- Doktor
Mesaj Sayısı : 405
Yaş : 30
Nerden : bilmem...
Ruhsal Durumum: :
Katılımı : :
Takımı :
Kayıt tarihi : 21/03/08
Çöle kıyısı olan kentlerin limanları sıkıcı olur,
Kuş uçar,gemi geçmez
Kervan zaman içinde..
Böyle kentlerde insan,fırtına gibi sever
Sevdiği için ağlamayı
Hangi türküde sevmekten bahsedilirse
Ben hicaz olurum
Elimi ısıtır elinin teri,
Ziyan olurum
Seni sevmekle ıslanır akşam sefalarım,
Hangi türküde sevmekten bahsedilse
Bu çölde ben,
bu şiir beni çok etkiledi çünkü;giden bir öğretmenimizin bize yolladığı mektupta yazıyoduu.
o yüzden bu şiir benim için çok değerlii
Kuş uçar,gemi geçmez
Kervan zaman içinde..
Böyle kentlerde insan,fırtına gibi sever
Sevdiği için ağlamayı
Hangi türküde sevmekten bahsedilirse
Ben hicaz olurum
Elimi ısıtır elinin teri,
Ziyan olurum
Seni sevmekle ıslanır akşam sefalarım,
Hangi türküde sevmekten bahsedilse
Bu çölde ben,
bu şiir beni çok etkiledi çünkü;giden bir öğretmenimizin bize yolladığı mektupta yazıyoduu.
o yüzden bu şiir benim için çok değerlii
bonus_ben- Reklam ve Organizasyon
Mesaj Sayısı : 54
Yaş : 35
Nerden : İSTANBULDAN
Ruhsal Durumum: :
Durumum: :
Katılımı : :
Takımı :
Kayıt tarihi : 09/05/08
YAŞAMAYA DAİR
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...
Ben bu şiiri çok seviyorum ana fikrinden dolayı 'NE OLURSAN OL YAŞAMAYI CİDDİYE AL KENDİNİ SALMA'
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...
Ben bu şiiri çok seviyorum ana fikrinden dolayı 'NE OLURSAN OL YAŞAMAYI CİDDİYE AL KENDİNİ SALMA'
st_tubi- Universiteli
Mesaj Sayısı : 186
Yaş : 35
Nerden : allah bilir...
Ruhsal Durumum: :
Durumum: :
Katılımı : :
Takımı :
Kayıt tarihi : 17/03/08
yağmur çiseliyor
serezin esnaf çarşısında
bir bakırcı dükkanının karşısında
bedreddinim bir ağaca asılı..
yağmur çiseliyor
gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir
ve yağmurda ıslanan
yapraksız bir dalda sallanan şevkimin çırıl çıplak etidir..
yağmur çiseliyor
sserezin çarşısı kör
serezin çarşısı dilsiz
havada konuşulmamamnın,görmemenin kahrolası hüznü..
ve serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü..
bu şiiiri her duyduğumda her okuduğumda bir tuhaf oluyom..
ilk çemberimde gül oyada duymustum o zamandan beridir çok hoşuma gider
serezin esnaf çarşısında
bir bakırcı dükkanının karşısında
bedreddinim bir ağaca asılı..
yağmur çiseliyor
gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir
ve yağmurda ıslanan
yapraksız bir dalda sallanan şevkimin çırıl çıplak etidir..
yağmur çiseliyor
sserezin çarşısı kör
serezin çarşısı dilsiz
havada konuşulmamamnın,görmemenin kahrolası hüznü..
ve serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü..
bu şiiiri her duyduğumda her okuduğumda bir tuhaf oluyom..
ilk çemberimde gül oyada duymustum o zamandan beridir çok hoşuma gider